Hukuk Terimleri Sözlüğü (M)

Hukuk Terimleri Sözlüğü (M)

(M) Harfi ile Başlayan Hukuk Terimleri ve Karşılıkları:

Maada
Başka
Maarif
Tahsil ile elde edilen ilim, malûmat, bilgi. meharet. üstadlık. hüner.
Madde-i sabıka
Yukardaki hükümler; geçen hükümler; daha önce anılan maddeler
Maddi edim
Borçlunun malvarlığı ile ifa edeceği edim türü
Maddi mal
Taşınır ve taşınmaz mallar gibi fiziksel varlığı olan, gözle görülüp elle tutulabilen mal.
Madrûb
Dövülmüş; darbolunmuş; vurulmuş
Ma’dûd
Sayılı
Madun
Alt aşamada bulunan, birinin buyruğu altında görevli
Mafevk
Üst
Mağsûb
Gasbedilmiş; zorla alınmış mahal yer
Mahalli hukuk
Yöresel dar hukuk.
Mahalli idareler
Köy, kasaba ve şehir adı verilen belli yerleşim alanlarındaki mahalli ihtiyaçları gidermek üzere çeşitli kamu hizmetlerini yürütmekte olan kuruluşlardır
Mahcur
Vesayet altına alınmış kişi; kısıtlı
Mahcuz
Haczedilen; hacizli; üzerine haciz konulmuş
Mahdut
Sınırlanmış; tahdit edilmiş
Mahfuz
Saklı; gizli
Mahir
Becerikli – İşinin Ehli.
Mahiyet
Nitelik; bir şeyin aslı, esası, içyüzü
Mahkumunbih
Hüküm konusu
Mahlûl
Hallolunmuş; çözülmüş; mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan
Mahpus
İradesi dışında, bir mekanda tutulan, hapsedilen
Mahrukat
Yakacak,yakıt.
Mahrum
Yoksun; dilediğini, istediğini elde edemeyen
Mahsulât
Mahsuller; ürünler
Mahsup
Hesap edilmiş; hesaba dahil edilmiş
Mahsus
Özgü; özel; müstakil; özel olarak
Mahzar
Erişen, ulaşan.
Makable Şamil
Geçmişe uygulanan, geçmişe şâmil olan.
Makaddim
Takdim eden dilediğini öne alan ve ileri geçiren,her şeyi yerli yerine koyan demektir.
Makrûn
Yakınlaştırılmış; yaklaştırılmış; yakın; ulaşmış
Maksûr
Kasrolunmuş; kısıtlanmış; kısıtlı
Maktu
Götürü; belirli; miktarda; değeri biçilmiş; pazarlıksız
Maktul
Kasten öldürülen kişi.
Makul
Akla Uygun- Mantıklı- Ölçülü.
Makule
Çeşit; tür; soy
Malik
Mülkiyet hakkı sahibi; bir şeye sahip olan kişi.
Mamelek
Malvarlığı
Mansub
Atanmış; nasbolunmuş
Marifetiyle
Yoluyla;aracılığıyla
Maruz
Arzolunmuş; bir şeyin karşısında etki altında bulunan
Masarif
Masraflar; giderler
Masarifi muhakeme
Muhakeme masrafları
Maslahat
Emir; buyruk; madde; husus; dirlik düzenlik; iş
Masrûf
Sarfedilmiş; harcanmış
Matbu
Basılı; basılmış
Matlab
Talep olunan; istenen şey
Matlubat
Alacaklar; istenen şey
Mefruşat
Döşeme; ev eşyası.
Mefsuh
Feshedilmiş
Mehil
Süre; önel
Melhuz
Muhtemel; gerekebilecek; umulur; beklenir
Memalik
Ülke
Memnu
Menedilmiş; yasaklanmış; yasak
Meriyet
Yürürlük
Mersule
Gönderilen
Mesağ
Izin; ruhsat; cevaz
Mesaha
Ölçme; ölçümleme
Mesail
Meseleler
Mesâkin
Meskenler; oturulacak yerler
Meskûn
Içinde insan oturan; oturulan; yerleşilmiş
Mesmu
Dinlenen; dinlenebilir; karar için incelenebilir
Mesned
Isnad edilen şey; dayanılan şey; dayanak; rütbe
Mevhûm
Varsayılan; var olarak kabul edilen; kuruntuya dayanan
Mevkuf
Vakfedilen şey
Mevrid
Varacak yer
Mevsukiyet
Sağlamlık
Mezrûât
Ekilip biçilmiş tohumlar; ekinler
Mezun
Izinli; yetkili; bir okulu (kursu) bitiren kişi
Mezuniyet
Izin; yetki; bir okulu (kursu) bitirip diploma alma
Mikâp
Bir şeyin küp olarak değeri (örneğin; metremikâp
Milk
Kudret; tasarruf; mülk
Minval
Şekil
Miras
Ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet.
Muhtelif
Çeşitli; değişik; farklı
Muhtevî
İçeren, barındıran.
Muhtıra
Uyarı
Mukabeleihilmisil
Karşılıklılık esası
Mukabil
Karşılık; karşı
Mukaddem
Önce; önce gelen; daha öncede bulunan
Mukadderat
Kader; yazgı; ölçülebilen,sayılabilen şeyler
Mukarrer
Kararlaştırılmış
Mukarrerat
Kararlar; kararlaştırılan şeyler
Mutakabat
Uzlaşı
Mutalebe
Talepte bulunma; istemde bulunma
Mutallaka
Boşanmış kadın
Mutasarrıf
Tasarruf eden; sancakların en büyük mülki amiri
Mutavassıt
Aracı; aracılık eden; vasıta olan
Mutazammın
Içine alan, üstüne alan; kefil olan; ödemeyi üstlenen
Mutazarrır
Zarar gören kimse
Muteber
Geçerli; itibarlı; hatırı sayılır; güvenilir; sağlam
Muteberiyet
Geçerlik; geçerlilik
Müdrik
İdrak eden.
Müebbet
Sonsuz; süresiz
Müeccel
Vadeli; vadeye bağlanmış; zamanı henüz gelmemiş
Müeddî
Tediye eden; eda eden; doğuran
Müesses
Kurulmuş; kurulu; tesis edilmiş
Müessir
Tesir eden; etkili; tesirli
Müeyyid
Teyid eden; doğrulayan; kuvvetlendiren
Müncer
Sonuçlanan; şu veya bu sonuca varan
Mündemic
Içinde bulunan; (içinde)yatan
Münderecat
Içerik; kapsam; içindekiler
Münferiden
Tek tek; ayrı ayrı; tek başına
Münfesih
Infisah etmiş; bozulmuş; dağılmış
Münhal
Boş, görevlisi bulunmayan.
Münhasır
..ye özgü; ..ye ayrılmış; ..ye mahsus; sınırlanmış; ayrılmış
Münkasem
Bölünmüş
Münkati
Kesilen; kesilmiş; kesik; aralıklı
Münkir
Inkar eden
Münselip
Kaybetme, keybeden

Beğen  
Yazar

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir